Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altan dün “Korku” adında bir yazı yazmış. “Korku”yu yazmak “Sevgi”yi yazmak kadar zordur, hatta bence daha da zordur. Çünkü sonucu ne olursa olsun insanlar sevgilerini belirtirler ama korkularını aynı şekilde belirtmezler. Sevdiğinizi söylediğiniz kişi sizi sevmese bile, sevginizi reddetse bile olaya sevgiyle bakar. Oysa sevdiğiniz kişiye korkularınızı söylerseniz size kuşkuyla bakabilir.. O yüzden bilhassa bizim gibi geri kalmış ülkelerde –Tabii bana göre geri kalmış, Ahmet Altan’lara inanırsanız yakında ABD’yi bile fethedeceğimizi okuyabilirsiniz- korku ayıp bişeydir. Okumaya devam et “Başbakandan değil ama, senin gibilerden korkuyorum Ahmet Altan!”
Ben de onun gibi olmak istiyorum anasını satim! – Ahmet Nesin
Hani çocuklara “Büyüyünce ne olacaksın?” diye gereksiz bir soru sorarlar ya son günlerde ben de kendime sormaya başladım. Bu ülkenin gidişatına bakınca bu sorunun ne kadar gereksiz olduğunu anlıyorsunuz, böyle bir eğitim sistemiyle çocuklara “Büyüyünce ne olacaksın?” diye sormak ne kadar komikse benim de kendi kendime sormam o kadar komik aslında. Ama ben kendi komikliğimi seviyorum, bu yaştan sonra “Ne olacağım…” diye sormam da komikliklerimden biri zaten…
Okumaya devam et “Ben de onun gibi olmak istiyorum anasını satim! – Ahmet Nesin”
Anadolu gerçeği, Anadolu bilinci… – Oya Aktaş
Anadolu da doğmak bana göre Tanrısal bir hakediş. Niye mi? Çünkü Anadolu ‘da doğmak, farklılıktır. Varlığından hoşnut olmaktır. Farklı olmak Anadolu’nun geleneğidir. Dünya’da farklı olmaktan muzdarip olmayacağınız yegâne topraklar Anadolu’dur.
Okumaya devam et “Anadolu gerçeği, Anadolu bilinci… – Oya Aktaş”
Ahmet Altan ve arkadaşları haklıymış – Ahmet Nesin
Yaklaşık üç aydır yazı yazmıyorum, içimden gelmiyor, gazetelere bile bakmadım, arasıra gittiğim yerlerde haberler kulağıma çalınıyordu… Bu çok keyifli bişeymiş ama sadece bişey. Bu bişey bana çok şey öğretti, en azından dönekliğin çok kolay olduğunu öğretti. Arasıra kulağıma çalınan haberlerde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Eylül darbesine ne kadar karşı olduğunu duydum da adamı sarmalayasım geldi.
Okumaya devam et “Ahmet Altan ve arkadaşları haklıymış – Ahmet Nesin”
Cüppeli Karun (!) – Eren Erdem
(Ey Karun)Allah’ın sana verdiği mal yüzünden dünyaya saplanma/ahireti unutma, fakat dünya çalışmasından da kopma. Allah sana nasıl mal verdiyse, sende malını öylece ihtiyaç sahiplerine ver. Yeryüzünde mal biriktirerek bozgunculuk yapma, Allah bozgunculuk yapanları sevmez… (Kasas Suresi 77.ayet) Okumaya devam et “Cüppeli Karun (!) – Eren Erdem”
Tepki ve Değişim Dergisi Kasım 2010 sayısı – Sayı 34
Tepki ve Değişim Dergisi Kasım 2010 sayısı – Sayı 34Okumaya devam et “Tepki ve Değişim Dergisi Kasım 2010 sayısı – Sayı 34”
Din-ci ve Emperyalizm ortaklığı = Moderate İslam! – Eren Erdem
BAŞLARKEN GENEL BİR BAKIŞ
O yaman aldatıcı, sizi ALLAH ile aldatmasın (Fatır 5)
Bu ayeti topluma sık sık hatırlatan Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün çarpıcı tespitleri; ciddi anlamda dikkate değer, günümüz sorunlarına ciddi panzehirler sunan veriler içermektedir. Bu bağlamda atıfta bulunduğu Kuran’ın ayetlerine dayalı bir dini yaklaşımın toplumlara egemen olmadığı bir gerçektir. Okumaya devam et “Din-ci ve Emperyalizm ortaklığı = Moderate İslam! – Eren Erdem”
Bebek – Oya Aktaş
29 Ekim. Cumhuriyet Bayramının Yıldönümü…
Bebek Cumhuriyetimize kefen biçiyorlar. Okumaya devam et “Bebek – Oya Aktaş”
Ruhban go home – Eren Erdem
Geçirdiğim minik bir kaza nedeni ile, sol elimi sarmış olmamdan ötürü ara vermek durumunda kaldığım ”Moderate İslam” adlı yazı dizisine devam etmeden önce, bir DİPNOT mahiyetinde makale yazmaya karar verdim. (klavye kullanmadan yazdığım bu makaleyi, sanal ortama taşıyan arkadaşım ”Hakan”a çok teşekkür ederim)Bu makaleyi yazmama neden olan şey ; genel olarak uzak durduğum televizyon alemine kısa bir göz atmam neticesinde, içimde kabaran büyük hüzün ve hayalkırıklığından başka bir şey değildir. Ruhban Go Home! Bu başlığı seçmemin nedeni; malum bir CIA beslemesi ”RUHBAN” ın Türkiye’de ki televizyon kanallarındaki bazı yardım kampanyalarıdır. Okumaya devam et “Ruhban go home – Eren Erdem”
Siyasetin etik olanı – Oya Aktaş
Bir dönem kapanır ve yeni bir dönem başlar, değişim önlenemez. Yerel idare seçimlerinin yaşamımızdaki etkisi de tartışma götürmez şekilde önemli bir gerçektir. Bir başka gerçek de, biten dönemin ardından gelecek olan yeni dönemin kaderi planda zaten belli olduğudur. Şehirler de aynı insanlar gibi bir ruha sahiptirler ve seçimleri ile kendi deneyimlerini yaratırlar. Ne yaşanması gerekiyorsa, neyse öğrenilmesi gereken öğrenilir. Öğrenilmezse ders, tekrar tekrar yaşam tarafından öğrenene kadar yaşatılır o şehre ve o şehrin insanlarına. Bilinç değişmedikçe, sadece oyuncular değişir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Okumaya devam et “Siyasetin etik olanı – Oya Aktaş”
