Benim türbanlı milletvekilli adayım: Nazlı Ilıcak

Bu ülkede herşey deneme yanılma sistemiyle, kimilerine göre yavaş yavaş, kimilerine göre hızlı olarak yapılıyor. Birileri bir düğmeye basıyor, düğmeye basıldığında bir kobay seçiliyor, o kobay harekete geçiyor ve ondan sonra gelecek tepkiler belirleniyor. Daha önce milletvekili seçilen Merve Kavakçı olayı da bunlardan biri. Merve Kavakçı olayını anımsayacaksınız, türbanlı milletvekili seçilip yemin etmeye kalktı ve milletvekilliği düşürüldü. O bir denemeydi, bana göre kobay seçilmişti, kendisi kobay olup olmadığını biliyor muydu bilemem, o onun sorunu.

Okumaya devam et “Benim türbanlı milletvekilli adayım: Nazlı Ilıcak”

V.S. Naipaul olayı ve aydınlarımız – Ahmet Nesin

Siyaset de sanırım matematik gibi bişey, hangi konuya el atarsanız atın içinde matematik gibi siyasi bir olay buluyorsunuz. Kimileri AKP hükümetiyle Türkiye’nin hemen hemen her alanda ilerlediğini söylese de bana göre son hızla geriliyor. Geriliyor derken sadece gerilemiyor, 21. Yüzyılda dünyaya rezil oluyoruz. Son zamanlarda yaşanan sanat ve edebiyat olaylarına bir göz atalım: Okumaya devam et “V.S. Naipaul olayı ve aydınlarımız – Ahmet Nesin”

39 asker savunulmalı, hatta dava açmalılar

19 Aralık 2000 yılında “Hayata dönüş operasyonu”nda öldürülen ve yaralanan tutukluların duruşmasına başlandı. Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde yapılan bu “Hayata dönüş” operasyonu çabuk unutuldu. Bugünün kimi demokrat yazarları olay olduğu gün nerdeyse övgüyle sözediyorlardı. Oysa adının aksine 28 kişi savunmasız bir şekilde öldürülmüştü. Okumaya devam et “39 asker savunulmalı, hatta dava açmalılar”

CHP tartışmasından bişey anladıysam! – Ahmet Nesin

CHP’nin başkanlığına Kemal Kılıçdaroğlu geldiğinden bu yana CHP’nin ne kadar sol olacağı yada sola yanaşacağı tartışılıyor. CHP sol yada sosyal demokrat bir parti değil, hiçbir zaman da olmadı. Bülent Ecevit’in başkanlığı dönemini söyleyenler olabilir ama bana göre Ecevit de hiçbir zaman sosyal demokrat parti olmadı. Bir dönem Erdal İnönü, Aydın Güven Gürkan ve Altan Öymen’le bunu yakalamaya çalıştı ama etrafındaki Fikri Sağlar ve Ercan Karakaş gibi sosyal demokratların gücü yetmedi. Defalarca yazdığım gibi bana göre Mustafa Kemal send-romundan kurtulamadığı için bunu yapamadı. CHP’nin esas tabanı Mustafa Kemal ruhunu ta-şıdığından ve Kemalizmi sosyal demokrasi sandığından CHP sosyal demokrat parti olamadı. En doğrusu CHP Mustafa Kemal’i yaptıklarıyla anıp, onu aşan ve ileriye götüren bir parti olamadı.

Okumaya devam et “CHP tartışmasından bişey anladıysam! – Ahmet Nesin”

Sol tartışmasından bişey anladıysam – Ahmet Nesin

İki-üç gönce gazeteleri karıştırıyordum internette, Taraf Gazetesi’nde Metin Altınok’un son yazısını okuyordum. Yazıyı okurken de uzun süredir sohbet edemediğim bir arkadaşımla sohbet ediyordum. Daha önce de yazdığım gibi uzun süre gazeteleri ve haberleri takip etmediğimden beni atladığım haberlerle ilgili bilgilendiriyordu. Numan Kurtulmuş’un başkan olduğu Halkın Sesi Partisi’nden söz ediyordu. Kurucular arasında ne kadar solcu olduğunu, sloganlarının çok önemli olduğunu anlattı. Bir ara CHP ve EDP birleşme görüşmeleri bile yapmış. Şaşkın şaşkın dinlemeye okumaya devam ettim yazdıklarını. O sırada Altınok’un ya-zısında bir paragrafa gözüm takıldı: “Şimdi de Baykal’ı, Sav’ı tasfiye edip yerine, canımız, çocuğumuz Ceylan Önkol’dan gazetedeki köşesinde “leş” diye bahsedebilen bir acayip akademisyeni ve KCK davasına Kürtleri “azınlık” bile saymayan Süheyl Batum’u ikame eden “yeni” CHP ile EDP, HAK-PAR, DSİP gibi bu ülkenin gerçek sol partilerini “tecrit” etmek için bir cephe oluşturmaya çalıştıklarını öğrendiğimiz kesimlerin ittifakına destek vermemizi istiyorlar.” Okumaya devam et “Sol tartışmasından bişey anladıysam – Ahmet Nesin”

Sosyal belediyecilik anlayışı – Ayten Bayram

Kopenhag, Andersen’in masallarından tanıdığımız kuzeyin hareketli ve kalabalık bir liman kentidir. Dinamik bir ticarete, parlamentoya, kraliyete, eğitime, iş dünyasına; kısacası tüm kurum kuruluşlara evsahipliği yapmasıyla ünlü bir metropol. Ve Kopenhag Belediyesi binlerce Kopenhaglı’nın yüksek kalitede servis ve hizmet talepleri için, bunca karmaşasına rağmen dinamik ve yaşamsal olmaya devam ediyor. Kopenhag, halkın bilgisinden ve tartışmalarından geçmeyen hiçbir kararı hayata geçirmiyor. Okumaya devam et “Sosyal belediyecilik anlayışı – Ayten Bayram”

2. Tekel direnişine destek için Levent’deydik.

Tekel işçileri 4/C düzenini dayatan hükümete, kendilerine verdikleri sözlerden cayan ve kendilerini yalnız bırakan sendika bürokrasisine karşı tekrar direnişe başladı.

4 Ekim günü çeşitli illerden İstanbul’a gelen 50 kadar Tekel işçisinin gündeminde, 4/C kölelik yasası ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı mücadele vardı. Bu temelde Tekgıda-İş Sendikası’nın uzlaşmacı ve işbirlikçi tutumunu eleştirmeye ve sendikayı eyleme teşvik etme çalışmalarına isteği doğrultusunda, tartışmalar ve değerlendirmeler sonunda eylem takviminin ilk aşamasına karar verildi. Buna göre Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi’ne gidilerek, başkan ve yöneticilerle görüşülecek ve sendikanın uzlaşmacı ve sınıf işbirlikçi tutumu yüzlerine karşı bir kez daha eleştirilerek, 4/C yasası ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı mücadele çağrısı yapılacaktı. Sendikanın bulunduğu Levent’e doğru yola koyulan işçiler, sendika binasına geldiklerinde polis barikatıyla karşılaştılar. İçeri alınmayan işçilerin kapı önündeki bekleyişi sloganlar eşliğinde devam etti ve “buradan ayrılmayacağız, süresiz oturma eylemi başlatıyoruz” diyerek bu amaçlarını gerçekleştirdiler. Diğer taraftan, sendikanın arka tarafındaki parka 3 adet çadır kurarak, eylemin sürekliliği ve insanlara duyurma çalışmaları yürütülmeye başlandı. Okumaya devam et “2. Tekel direnişine destek için Levent’deydik.”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın