Tuhaf bir af – Ahmet Nesin

Bigün sizlere benim demokrasiden nefret ettiğimi söylerlerse hiç şaşırmayın, kesin doğrudur çünkü ramak kaldı… Şimdilik nefret etmeme nedenim henüz demokrasinin ne mene bişey olduğunu algılayamamış olmamdan kaynaklanıyor. Ülkede öyle bir demokrat bolluğu, öyle bir demokrasi kavramı çeşitliliği olunca ben demokrasinin ve demokratlığın ne olduğunu anlayamadığımdan nefret bile edemiyorum. Okumaya devam et “Tuhaf bir af – Ahmet Nesin”

Bizim adımıza konuşma Ahmet Altan – Ahmet Nesin

Önceki gün(19 Aralık 2010) Ahmet Altan Taraf Gazetesi’nde bir yazı yazdı ve gerçekten çok üzüldüm. Yazılarında Ahmet Altan’ı benim kadar sık eleştiren başkası var mıdır bilemiyorum, çok da önemli değil ama bu kez çok üzüldüm, çünkü Ahmet Altan artık inanmasa da bildiği bir konuda bilerek yanlış yazıyor… Üzüldüm çünkü Altan bildiği bir konuda cahilce konuşuyor, o konudan da rant sağlıyor. Altan Marksizmi biliyor ama saptırıyor yada Marksizmi bilmeyen halka “Marksistler esasında böyle olmalıdır!” diye yalan yanlış yazıyor… Gelelim Altan’ın önceki gün yazdığı yazıdaki bölüme: Okumaya devam et “Bizim adımıza konuşma Ahmet Altan – Ahmet Nesin”

Kürt açılımmayalımında Kürtçe de mi vardı? -Ahmet Nesin

Yazıya yumurtayla başlayacağım ama bu yumurta atılan yumurtalardan değil, kapıya gelen yumurtalardan. Açılamayan Kürt açılımı nasıl başlamıştı anımsayanınız var mı? Benim aklımda kalan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Yakında güzel şeyler olacak…” tümcesiyle başlamıştı. Arkası geldi, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Kürt olmayan Kürt uzmanlarıyla toplantılar yapmaya başladı. Bunlardan bazıları sanki gizli danışmanlar, mesela Oral Çalışlar, Kürt çalıştay’ında var, Alevi çalıştayında da… Bu toplantıları başından beri ciddiye almadım ama Kürt Açılımmayalım kahvaltısına Seda Sayan gibileri çağrılınca işin ne kadar gayrı ciddi olduğunu iyice anladım. Okumaya devam et “Kürt açılımmayalımında Kürtçe de mi vardı? -Ahmet Nesin”

Eğitim gör ki, yanlış adam öldürme – Ahmet Nesin

Yeni silah ruhsatı nasıl alınır, sanırım bisüre de bunu tartışacağız. Önce size bir anımı anlatayım. Ben doğduğumdan beri Fenerbahçe’liyim, hem büyük ağabeyim Ateş’in dürtüklemesiyle hem de 6 yaşımdan beri Fenerbahçe’de oturmamdan dolayı. Hâlâ Fener yenildiğinde üzülecek kadar fanatik ama yenildiğinde kahrolacak ve sokaklara fırlayacak kadar taraftar olmadım, olmak da istemem. Oğlum 5-6 yaşlarındaydı, Fenerbahçe şampiyon oldu ve Bağdat Caddesi’nin tam arkasında oturuyoruz. Ben şampiyonluğa sevinince kutlamaya gitmek istedi, yer yerinden oynuyor, haklı çocuk. Olası bir kurşundan dolayı izin vermedim ve ben de gitmedim. O yaşta oğluma ölebileceğini anlatmam zordu, o da intikam almak için Beşiktaş’lı oldu. Ne intikam ama, sandı ki Beşiktaşlı olunca kutlamalara gidebilecek, neyse ki Beşiktaş seyrek şampiyon oluyor… Okumaya devam et “Eğitim gör ki, yanlış adam öldürme – Ahmet Nesin”

İkinci türban bildirisi mutlaka yapılmalı…

Sanırım son günlerde çok yumurtadan kaşıntım tuttu, evet kaşıntım tuttu ki yukarıdaki başlığı attım. Sandığınız gibi değil, çok yumurta neyim yemedim ama o kadar yumurta lafı duydum ki isilik çıkarmış yada kızamık geçiren çocuktan beterim şu an. Ergenekon olayı artık eskisi gibi ciddiye alınmıyor olmalı ki bir kısım demokratımsı eşhellektüellerle, sorosyalist yazarologlar yumurtadan civciv yerine darbe çıkardılar… Darbe lideri Mustafa Balbay içeride olduğuna göre darbeyi kim yapar, BKKAMBMMİYSÖD (Bir Kısmı Kemalist, Azıcığı Marksist, Bol Miktarda Maoist, İlerici Yumurta Sever Öğrenci Derneği) yapar tabii ki. Bu dava da -Her duruşmada gerek savcı ve hakimler, gerek sanık ve avukatlar dernek adını yanlış yazacaklarından- itiraz itiraz üstüne hiç başlayamayacak ve bitmeyecektir. Doğal olarak bu çocuklar Yumurtacı Darbeci olarak hem Türk devrim tarihine, hem Türk Dinci hem de Türk Libre-el-al tarihine geçecekler. Yumurtayla beraber çocuğunu kaybeden 19 yaşındaki kız unutturuldu ya, gerçekten helal olsun kendisine hâlâ Sosyalist diyen Libre-el-al bozuntuları… Okumaya devam et “İkinci türban bildirisi mutlaka yapılmalı…”

Şambala oyunu – Oya Aktaş

Yaşamda hiç bir şey rastlantı değildir sözüne hep inanmışımdır. Bir olay meydana geldiğinde o olayın nelere gebe olduğunu da çoğu kez yaşayıp görmekten başka bir seçeneğim olmamıştır. Anadolu’da bulunan tarih ve kültür mirasımızı baraj bahaneleriyle birbiri ardına sular altına gömme çabalarını da akıl ve mantıkla açıklayamadığım için, yaşayalım görelim sürecine bırakmıştım zihnimde… Okumaya devam et “Şambala oyunu – Oya Aktaş”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın